Ankaranın resmini yapabilir misin abidin?



2 aralık atöly-mini sergi öncesi hazırlık vs.



deniz altay, nehare nalbant, pınar öztürk, ela altay, sofi ateş mil merci.
Biraz kahır çektirdim, pardon.

atölye ve mini sergi açılışı


Sevgili Dostlarım,
Durumumun müsaadesi nisbetinde güzel Ankaramız için çalışarak hazırladığım
bu mini sergi ve atölye açılışında sizlerle olmaktan bahtiyar olacağım.

ANKARA
Avrupa ve Aysa kıtalarının Karadeniz ve Marmara civarında birbirine en çok
yaklaştığı topraklar üzerinde bulunan ve Türkiyenin en büyük, yakın Doğunun
en meşhur şehrini içine alan vilayetimizdir. Kuzeyini Karadeniz, güneyini Marmara
kaplar, doğusunda Kocaeli vilayeti, batısında da Tekirdağı ve Kırklarelinin
bir parçası vardır.
(Alıntı: Resimli Yeni Lugat ve Ansiklopedi, İbrahim Alaettin Gövsa)

dikmen vadisi yürüyüşü ve heykel atölye çalışması

Festivadi, 7 Ekim 2011 Cuma günü vadide gerçekleştirilen proje gezisi yürüyüşü ile başladı. Mimarlar Odası temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilen bu gezi yürüyüşü, betonlaşmanın esir aldığı 3 üncü etaptan başladı ve Barınma Hakkı Bürosu'nda sona erdi.
Festivadi'nin ikinci günü yani 8 Ekim 2011 Cumartesi günü ise gündüz saatlerinde atölye çalışmaları gerçekleştirildi. Heykel, karikatür, fotoğraf ve permakültür atölyelerinde vadi halkı aydın ve sanatçılar ile buluştu. Yine Mimarlar Odası'nın katkısı ile vadili çocuklar için "barınak" başlıklı çocuk mimarlık atölyesi düzenlendi. Aynı gün Sahne Dışı tiyatro topluluğu tarafından vadili çocuklar için bir tiyatro oyunu da sahnelendi. Akşama doğru ise vadili kadınların katılımı ile "Barınma Hakkı Mücadelesinde Kadınlar" konulu bir söyleşi gerçekleştirildi.
Akşama doğru ise Festivadi'nin kapanış konseri gerçekleştirildi. Siya Siyabend, Oğuz Boran, Bandista ve Dikmen Vadisi Çocuk Korosu'nun sahne aldığı konser, yağmur yağışı başlamasına rağmen coşku ile geçti.


"Boşluk" ve "Vadi" kavramları üzerine tartışıldıktan sonra Bilkent Üniversitesi Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarisi öğrencileri tarafından vadi barınak evi önünde heykel çalışmaları yapıldı. Harika işler çıkardınız çocuklar.


asli gibidir
sayaç
Jobbörse Frankfurt am Main

gözlük'ler/ églomisé !

GÖZlük Manifestosu
Her gözlük, gözlük olmaktan doğan temel hak ve özgürlüklerine sahiptir. Bu haklar kısıtlanamazve devredilemez.Aynı şekilde hiçbir gözlük rengi, şekli, saydamlık oranı ve numarası nedeniylekınanamaz, ayrımcılığa tabi tutulamaz.


Camaltı tekniği kullanılmıştır. / églomisé

/ Camaltı tekniği:
Camaltı resim sanatı, Türk halk resminin önemli bir dalını oluşturur. Ülkemizde 19. yüzyıl ile 20. yüzyıl başlarında büyük bir gelişme gösteren camaltı resimleri, işledikleri konular bakımından genellikle dinsel kökenli oldukları için halk tarafından büyük bir ilgiyle karşılanmıştır. Bu resimlerin insanı nazara, hastalıklara, türlü afetlere karşı koruyucu bir güce sahip olduklarına ve bulundukları yere bereket, bolluk getireceklerine inanılıyordu. Bu anlamda camaltı resimleri, taşbaskı duvar resimleri (levhaları) gibi başta evler olmak üzere; cami, tekke, türbe gibi dini mekanların, kahvehanelerin ve çeşitli dükkanların duvarlarına asılıyordu.
Halk ressamları tarafından toplumumuzun kültürü ve gelenekleri doğrultusunda inanç ve duygularını dile getiren camaltı resimlerinde kullanılan teknik; cam levhanın arka yüzeyine toz boyalar, guaş veya yağlı boya ile yapılan, komplike hazırlık gerektirmeyen soğuk resim tekniğidir. Cam, boyaları dış etkenlerden koruduğu gibi, renklere güzel bir parlaklık da kazandırır. Camaltı resminde tuval ya da kağıt üzerine yapılan resimlerin tam tersi bir yöntemle çalışılır. Bu tekniğin zorluğu, camın üzerine çizilen motif, gerçekte ters görüneceğinden, soldaki elemanın sağda bulunacağını düşünerek çalışmaktan kaynaklanır. Ayrıca renk tabakaları birbirlerini örtücü olduğundan, tonları düzeltme ve rötüş yapmak da imkansızdır./